Daha bizler çok küçük birer çocukken; bir büyüğümüz parmağının ucuyla avcumuza bir çember çizer, hayali bir havuzu temsil eden bu çemberin yakınlarına bir yere de bir kuş konduruverir. Baş parmağımız kuşu tutar, işaret parmağımız keser, orta parmağımız pişirir, yüzük parmağımız yer, serçe parmağımız da "Hani bana, hani bana?" der. Elimiz üzerinde dönüveren bu hikayede, çoğunluk mutludur. Büyüğümüz, bizi gıdıklamaya başlar, dört parmağımız işlerini yerine getirmenin gururunu yaşar... Bu hikayenin iki de mutsuz kahramanı vardır ki, biri kuşkusuz çocukların en sevimli bulduğu ama hikayenin bahtsız kahramanlarından "Hani bana"cı serçe parmaktır. Diğer kahramanımız ise, üzerinden koca bir hikaye döndürülen ama bu hikayenin büyük bir kısmında çoktan ölmüş olarak kendini bizlere gösteren havuz kenarındaki zavallı kuştur. Serçe parmağımız adının bir kuş adı olmasından mı kaybeder; yoksa hayli sıska görünüşü müdür onu yenik düşüren bilinmez. Oysa; havuz kenarındakı kuşcağız, en azından "Hani bana, hani bana?" diyebilmiş olan serçe parmak kadar bile etkin değildir bu hikayede. Oysa o kuş havuzun kenarına konmasaydı, bu beş parmak hikayesi nasıl anlatılabilecekti biz çocuklara?
Her hikayenin, böyle zavallı sonlara mahkum, es geçilip unutulan kahramanları var mıdır bilinmez ama şu iyi bilinmelidir ki; bu hikayenin kahramanları; kendisini, çocukların avuçlarının tam ortasında kurulmuş havuzun kenarına güzel düşler kurmak umuduyla konuvermiş kuşcağız gibi hissedenler için yazılmış bir hikayedir. Hiç değilse bu hikaye; dört parmağın neşesini, serçe parmağın isyanını değil de zavallı havuz kenarı kuşunun yarım kalan hayallerini konu etsin diye…
Hayatımdaki tüm havuz kenarı kuşlarına,
hayallerinin yarım kalmaması umuduyla!
Bu öykünün değerli ve bedbaht havuz kenarı kuşları: Ece, Tuğçe, Arda ve Kutay’dır.
Hayal Yönetmeni-Cümle Kurucu: Sevde Durmuş
Mart 07, 2009
Havuz Kenarı Kuşları
Masalcı: Berber Pire tİktak 13:21
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 Elma düşmüş gökten:
Yorum Gönder