Haziran 05, 2010

Küçük Bir Kız Çocuğunun Aşk Hikayesi

'Merhaba!' dedi, 'Nasılsın?'

'Çok iyiyim bayım,
az evvel ip atladım.' dedim.

'Ben ip atlayamıyorum artık, ya benim boyum çok uzadı ya da artık ipleri kısa yapıyorlar.' dedi mutsuzca.

Kolunu tuttum, onu teselli etmek istedim.

'Çok sevdim de çillerini, bir de nasıl da kırmızı saçların! Kendimi alamadım, oturuverdim yanına.'

Çok utangaç mırıldandım;
'Ne kadar da kibarsınız! Arkadaşlarım hep alay eder çillerimle ve kırmızı saçlarımla. Gerçekten sevdiniz mi onları?'

Şaşkın baktı bana,
'Nasıl sevmem? Hayatımda daha güzel bir kırmızı görmedim ben hiç! Kaç yaşındasın peki, Sevimli Kırmızı?'

Üzülerek hesapladım yaşımı;
'1 ekimde 7 yaşıma gireceğim ama bana sorarsanız bir 17 varım. Annem hep olgun bir çocuk olduğumu söyler. Siz kaç yaşındasınız peki, bayım?'

'Bu bayım lafını, filmlerden mi öğrendin Sevimli Kırmızı? Yaşım 27 ama bana sorarsan 17 kadar anca ederim. Neler yaparsın sen peki?'

'Neler yapmam ki? Balonlar gittikleri yerde rahat etsin diye dua ederim. Gece yatağımın altından çıkacak canavardan korkarım ama sonra onun da aslında iyi kalpli olduğunu düşünür, onu affederim. Sonra bir de, şarkı uydururum hiç bilmediğim dillerde. Peki siz ne yaparsınız?'

'Ben burada oturan çocukların rüyalarını boyuyorum. Artık çocuklar renksiz rüyalar görüyorlar. Bir gün senin rüyana uğradım da, rengarenkti. Hiç iş yapamadan çıkmak zorunda kaldım rüyandan.'

'Uyumadan önce bir bulutun kucağında olduğumu hayal ederim hep, sanırım ondan.'

Tam o anda, Rüya Boyacısı çillerimden birini öptü ve sonra gitmek için ayağa kalktı.
'Gidiyor musunuz? Ama daha beni salıncakta sallamanızı isteyecektim.'

'Gitmem gerek Sevimli Kırmızı. Sen de biliyorsun ki, boyu çok uzun insanların sürekli meşgul olmaları gerekir. O yüzden hoşçakal diyorum sana. Her bir çiline çok iyi bak.'

'Hoşçakalın Bay Rüya Boyacısı! Bu gece bulutumun koynunda değil, yatağın altında yatacağım. Canavarın yanında! Rüyalarımın rengi uçsun da, boyamaya gelin diye. Lütfen gelin ama lütfen... Yoksa korkarım, çok korkarım ben.'

'Gitmem gerekir, Sevimli Kırmızı.'

'Ama ben size aşık olmuştum...'

Sonra tam bir yıl boyunca yatağımın altında, canavarın yanında yattım. Hep renksiz rüyalar gördüm ama Rüya Boyacısı hiç gelmedi. Anneme anlattığımda, onu başka bir yere göreve çağırmış olabileceklerini söyledi. Ben de tekrar yatağımda yatmaya başladım. Şimdi yine renkli rüyalar görüyorum ama artık hiç aşık olamıyorum.

0 Elma düşmüş gökten:

 
Blogger design by suckmylolly.com